19 Mart 2013 Salı

Yabancı




Milyonlarca kum tanesi arasında bir ben. Yavaşça suya değdiriyorum ayağımı. Bomboş sahilde tek başına bir kız. Ayağımı çekiyorum hemen. Sevmiyorum ki ben ıslanmayı. Hafif bir rüzgar okşuyorken tenimi, kısa saçlarım yüzüme çarpıyor. Yine bir pişmanlık duyuyorum saçlarımı kestirdiğime. Muhtemelen belime geleceklerdi şimdi.

Bir iç geçiriyorum. Deniz doluyor içime. Kapalı gözlerimde yosunlar, balıklar, dalgalar... Kulaklarımla hissediyorum denizi. Huzurlu bir gidiş geliş. Yavaşça bırakıyorum kendimi. Sırtüstü uzanıyorum tanelere. Sırtıma taşlar batıyor. Umrumda değil. Güneş daireler çiziyor yanaklarımda.

Bir şarkı düşüyor aklıma. Tam yaz, deniz, güneş ve aşkı anlatan bir şarkı. Başlıyorum kendi kendime mırıldanmaya. Ayaklarımla ritim tutarken, dalgalar da eşlik ediyor bana. Bütün güzel anılarımı düşünmeye başlıyorum. Şimdiki anı unutup, dalıveriyorum geçmişime...

Bir çift ayak sesi uyandırıyor beni. On adım ötemde bir yabancı. Dalgın o da benim gibi. Kendini bırakmaya gelmiş. Yavaşça doğruluyorum yattığım yerden. Dönüp bana bakmıyor. Bronz teni güneşte muhteşem gözüküyor. Alnına düşen siyah bukleleri var. Kafasını arkaya atıp gökyüzüne bakıyor. Ela gözleri çarpıyor beni. Kirpikleri uzun ve kıvrık. Üstündeki koyu gri tişört rüzgarla titriyor. Dolgun dudaklarına bir gülümseme yayılıyor.

Ne kadar güzel olduğu düşüncelerimi bir kenara bırakıp silkeleniyorum. Bir yabancıyı böyle izlemek doğru değil diyorum kendime. Yavaşça ayağa kalkıp üzerime yapışan kum tanelerini temizliyorum. Eğilip çantamı aldıktan sonra ufukta kaybolan denize teşekkür eden bakışlar atıyorum. Gülümseyerek sırtımı dönüyorum ve kumun ayaklarımın altında çıkardığı sese odaklanıyorum.

Biraz ilerlemişken sakin adımlarıma karışan başka bir ses duyuyorum. Arkamdan geliyor yabancı. Yetişiyor bana. Arkamı dönüyorum sakin olmaya çabalayarak. Denize karışan kokusunu hissediyorum. Başım dönüyor. Alnındaki bukleleri geri iterek kocaman bir gülümseme yerleştiriyor ağzına.

Elini uzatıyor.

''Merhaba'' diyor, ''Ben Deniz.''