21 Ekim 2013 Pazartesi

Ah, sen!


Şehir ışıklarını düşün.  Gece pencereden baktığın. Vızır vızır işleyen arabalar. Kalabalık bir dünya. Sen yine de ışıkları düşün. Elin gitsin ceplerine. Boş ve soğuk havayı avuçla biraz. Nasıl olsa kimse duymayacak seni. Bir şarkı söyle ağlayarak. Ağzından çıkan sıcaklık buhar yapsın camda. Yukarı kır ağzının bir kenarını. Şimdi aynısını çiz buhar duvarına. Ah, ne acısın! 


Dağınık saçlarını düşün. Çıkmak istemediğin sıcacık yatak. Esne kocaman. Saate bak. Çok geç kalmışsın insanlığa. Sağ tarafına dön. Yarım gözlerle süz hayallerini. Ne kadar uzaklar. Kapa gözlerini. Titresin çenen. Isır alt dudağını. Acısın çokça. Acısın ve kendine gel. Arkanı dön görüntülere. Karanlık içine bak. Işık zerresi bile yok. Ah, ne yalnızsın! 


Bir şarkıyı düşün. Sana hiç bilmediğin şeyler hissettiren. Arkana yaslan biraz. Bırak içine dolsun sesler. Ayaklarını salla hafiften. Beyaz bir elbise giy hayalinde. Etekleri dansınla sallanan. Herkesi hayran bırak kendine. Hayal et, mutlusun şimdi! Gözlerin parlak, pembe dudaklarında bambaşka bir gülümseme. Ah, ne güzelsin!  


Bir rüyadan uyan şimdi. Şiş gözlerin, asık suratın. Arkanda bırak her şeyi. 


Bak şimdi. 

Ah, ne sensin!

1 yorum: